İÇ İÇE GEÇME TEMAS BİÇİMİ

BERKAY KÖSE ( Uzman Klinik Psikolog )



Temas Nedir?

                Temas kısaca “ben” ile “ben” olmayanlar arasında gerçekleşen ilişki biçimidir. Birey, çevresiyle arasında var olan temas sınırında yaşar. Bu sınır sayesinde birey kendini diğerlerinden ayırt edebilir. Benliğin oluşumunda, temasın çok önemli bir rolü vardır. Temas yaşamın temeli, ihtiyaçların karşılanması için gereklidir. Temas görme, duyma ve dokunma vb. yollarıyla gerçekleşir. Gestalt Terapi ’ye göre temas, büyüme ve değişme için olmazsa olmazdır.

                Bireyin hayatına sağlıklı bir şekilde devam etmesi kimlerle, nelerle, ne kadar süreyle, nasıl temas kurduğuna ve nelerden, ne kadar süreyle, nasıl geri çekildiğine bağlıdır. Temas biçimlerimiz bilinçli olarak seçildiğinde ve geçici olarak kullanıldığında faydalıdırlar. Ancak uygun olmayan durumlarda, farkında olunmadan ve alışkanlık şeklinde ortaya çıkmaları sağlıklı değildir. Bu durum bireyin kendisi ve çevresiyle iyi temaslar kurmasını engelleyerek ihtiyaçlarını karşılamasının önüne geçebilirler.

İç İçe Geçme Temas Biçimi

                Bu temas biçimi kısaca, temas sırasında birey ile çevre arasındaki sınırın belirsizleşmesi, bu ikisinin birbirinden ayrışmaz hale gelmesidir. Bu temas biçimini kullanan kişiler kişilerarası ilişkilerde uysal, uyumlu, karşı tarafın ihtiyaçlarına aşırı duyarlı, gerginlikten rahatsız olma gibi davranış sergilerler. Aynı zamanda, diğer insanlardan veya durumlardan bağımsız olmak, kendi ihtiyaçlarını karşılayacak kararlar almak, yalnız kalmak, terk edilmek, ayrılmak konularında ciddi zorluklar yaşarlar.

                Bu temas biçimine sahip kişiler, anlaşmazlıklardan ve çatışmadan aşırı derece kaçınırlar, insanlarla aynı fikirde olmamaları durumunda onları inciteceklerini düşünürler, hayır demekte zorluk yaşarlar ve çatışmadan kaçındıkları için diplomatik becerileri gelişmiştir.

Aile Zemininde İç İçe Geçme Temas Biçimi

                Bu temas biçiminin ortaya çıkmasında ebeveyn-çocuk ilişkisinin niteliği ile çocuğun duygu, düşünce, istek ve ihtiyaçlarına karşı ebeveynlerinin tutumları etkili olmaktadır. Bu temasın yoğun olarak kullanıldığı aile ortamında, çocuklar farklı bir birey değil de ebeveynlerinin bir uzantısı hatta bir kopyası gibi görülürler. Çocuğun ne hissedeceğine, ne düşüneceğine, ne karar vereceğine ve nasıl davranacağına karar veren genellikle ebeveynlerdir.

               Çocukların farklı birer birey olduklarını görmekte zorlanan, onların da kendilerine özgü duyguları, düşünceleri, istek ve ihtiyaçları olabileceğini kabul etmeyen ve karar verme konusunda destekleyici olmayan ebeveynler, çocuklarının kendi kişisel sınırlarını belirlemelerine engel olurlar. Bu durum çocuklarda, bireyselleşememeye neden olur. Çocuğun bireyselleşmesi, aile için yoğun kaygı yaratır ve aile çocuklarının tamamen kendileriyle iç içe geçmesini isterler ve bunun için her şeyi yaparlar. Bu tip ebeveyne sahip çocuklar, kişisel fikirlerinin hiçbir zaman onaylanmadığını hisseder, diğerlerinin sevgi ve ilgisini kaybetmemek için kendi istek ve ihtiyaçlarını fark etmemeyi, ya da dile getirmemeyi öğrenebilir. Sonrasında ise, sorumluluk almaktan kaçınarak diğerleriyle iç içe geçme eğilimlerini sürdürebilirler.

              İç içe geçme temas biçimine sahip ailelerde, genellikle, eğer çocuk ailesiyle iç içe geçme eğilimi gösterirse, anne baba tarafından onaylanır, desteklenir, korunur, aksi halde dışlama şiddet uygulama gibi yollarla cezalandırılır. Sonunda çocuk istek ve ihtiyaçlarından tamamen vazgeçmeyi öğrenir.

İlişkiler Zemininde İç İçe Geçme Temas Biçimi

               Bu temas biçimine sahip kişiler, ilişkilerinde reddedilmekten ve terk edilmekten çok korkarlar. İki kişi değil de sanki tek kişi davranırlar ve biz zamirini kullanırlar. Eşlerden ya da yakın arkadaşlarından biri farklı görüş belirttiğinde yalnız bırakılmış hatta terk edilmiş hissedebilirler. . Bu tür ilişkilerde suçluluk ve öfke temel duygudur. Taraflardan biri iç içe geçmeyi bıraktığında kendini suçlu hisseder. Bireyler kendini, ilişki içinde olduğu kişinin hayatının merkezinde olmaya, o kişinin her şeyi olmaya çalışırlar ve bu konuda yoğun fedakârlık ve çaba içerisinde bulunabilirler. Fakat bu durum, bireyde yetersizlik, başarısızlık ve güvensizlik gibi duygu ve düşüncelere yol açabilir. Bu temas biçimine sahip bireyler, ilişki içinde olduğunun kişinin isteklerini ve arzularını yerine getirme konusunda da oldukça motive olabilirler.

İç İçe Geçme Temas Biçimine Sahip Bireyler Bu Durumla Başa Çıkmak İçin Ne Yapabilirler?

             Bu konuda ciddi sıkıntı yaşayan bireyler mutlaka terapötik destek almalıdırlar. Terapötik destek alınana kadar geçen süreçte birey farkındalığını olabildiğince arttırmaya çalışabilir. Gestalt Terapi’nin kurucularından Fritz Perls, “Yalnız başına farkında olmak bile tedavi edici olabilir” der. Farkındalık sonunda bireyin gelişmesi ile sonuçlanacaktır dolayısıyla ilk başta yapılacak şey farkındalığı arttırmaktır. Genel farkındalığınızı arttırmak için, Farkındalık Nedir? İsimli makalemi okuyabilirsiniz, bu makalede hem duyusal, hem duygusal, hem de zihinsel farkındalığı arttırmaya yardımcı teknikler bulunmaktadır. Bunun dışında, size iç içe geçtiğinizi düşündürtecek düşünce kalıplarınızı not alabilirsiniz. Sonrasında, bu düşünceler ailede kimin düşünceleri, aileden kimlerin sesine benziyor, şeklinde sorularla düşüncelerinizi derinleştirebilir, geçmiş yaşantılarınızın, şu anki hayatına olan izdüşümünü detaylandırabilirsiniz.

Scroll to Top